SAKIZ ADASI | Aller Tour

SAKIZ ADASI


Sakız Adası ;

Benim ilk göz ağrım ilk Yunan adası seyahatim ve kendimi en mutlu hissettiğim ada. Gezilecek çok yeri var . Ertürk catamaran ile sadece 20 dakika, pasaport kontrolde öncelik, Turyol ile ise 30 dakika süren yolculuk , seçim sizindir.  Her hafta sonu bir yer keşfedeceğiniz bir ada. Gerçek bir  Yunan   adası . Turist yok, yani turistik bir ada değil, hala bakir. Türkler çok fazla ziyaret eder. Sahil boyunca yürürken,  kolunuzu sallasanız  bir Türk’e çarparsınız.  Yıllarca gide gele çok iyi dostlarımız kardeşlerimiz oldu. Esnaf bizleri kapıda karşılar. Burnumuzun dibi bir ada, ama çok gelişmiş, doğa bozulmamış her şey organik tavukları bile . Pazar arabanızla gidip her türlü alışverişi yapın market alışverişi yapın ve geri dönün. Nereden anlatmaya başlayacağımı inanın bilemedim. . .

Öncelikle,  ada Cenevizlilerden kalma, birçok Osmanlı izini bulabileceğiniz bir adadır. Cami, kilise iç içedir. Osmanlı’dan  kalma tarihi eserleri adada gezerken görebilme şansınız var.

Korsanların yıllarca baskın yapıp yağmaladığı bir ada. Bu yüzden köyleri labirent gibi ve kendi içinde kapandığı zaman köye girmeniz imkansız. Adada toplam 64 köy bulunmaktadır. Tepelerde gözetleme kuleleri var. Dünyanın yedi  zengin ailesi bu adadan çıkma olduğunu söylenir. Armatörler adası , dünyanın en zenginleri arasında sayılan  Onasislerin bu adadan çıktığı söylenir (Aslında Onasisler İzmirli) . Yunanistan’ın 5. Büyük adası. Denizcilik, balıkçılık, sakız , turizm adanın en büyük geçim kaynağıdır. Denizcilik üzerine eğitim veren üniversitesi bile var.

Sakız adasına pasaport lazım mı?  Vizesiz kimlikle giriliyor mu? Pasaport gerekli mi ? aldığım sorular.

Sakız adası bir Yunan adası olup Shengen vizesi ile giriş  yapabilirsiniz. Ayrıca yaz aylarında kapıda uzunca bir bekleyişin ardından kapı vizesi ile de giriş yapabilirsiniz. Ama yarım gününüz kapıda beklemek ile geçer. Şansınız varsa erken de çıkabilirsiniz.

Sakız adası güney ve kuzey olmak üzere ikiye ayrılır. Güney   çok daha yeşil turunçgiller ve sakızın yetiştiği taraf,  kuzey  ise daha çorak ve üzüm bağlarının bulunduğu taraftır. Çok ilginçtir ki sakız ağaçlarını  kuzeye dikmişler ve ne yazık ki tutmamış ağaçlar. Bu ağaçları Japonya’ya kadar götürdükleri söylenir. Dünya’nın hiçbir yerinde bu ağaç tutmamış.    Limanda gemiden indiğinizde merkezde kalırsanız güzel otel ve pansiyonlar vardır. Cafeler, tavernalar sahil boyunca çeşit çeşittir. Hafta sonları gece 01.00’den sonra cafeler gece kulübüne döner canlı dj performans yapılır. Hatta yazlık mekanlarında canlı müzik ve ünlü Yunanlı sanatçılar gelir. Yazın keyif yapacağınız bir adadır.

Öncelikle güney ada turunu anlatmaya başlayayım size ;

Arvolya seramik köyü ilk duraktır. Çok tatlı bir hanım köşedeki seramik dükkanın sahibidir. Ben isim özürlü biri olarak unuturum bu kadıncağızın adını. Çok misafir perverdir. Sizi kolonya ve sakız şekeri ikram ederek karşılar. Hatta uzo ve şarap da ikram eder. Çok güzel el işçilikleri bulabilirsiniz. El yapımı bebekleri çok güzeldir. Burada sakız ağaçlarını yakından görürsünüz ve rehberiniz size sakız ağaçları ve sakız hakkında bilgiyi burada verir.

Sonraki köy Mesta köyüdür. Köy orta çağda inşaa edilmiş. Eski doku hala köylerde mevcut. Mesta köyü birbirine  çok yakın yapılmış tüneller ile birbirine bağlanmış . Kaybolmamak için yerdeki taşları takip edeceksiniz. Yönü onlar göstermekte. Korsan saldırılarından dolayı bu köyler çok korunaklı . Korsanlar adaya saldırı yaptıkları zaman kapılarını kapatınca köye kimse giremiyormuş. O daracık labirent sokaklar çok ilginç. Adanın en büyük kilisesi bu köyde. Kesinlikle 1 Euro bırakıp mum alın ve dileklerinizi mum yakarak yapın inanın bana gerçekleşecek ben yaptım ve hep oldu. Ama şartı var dilek tutup mum yaktıysanız ve dileğiniz gerçekleşince tekrar gelip mum yakmanız gerek .

Köyün meydanı küçük birkaç cafe ve restorantı var sakızlı dondurma burada yemeli, lokma tatmalısınız.

Sonraki köy Pirgi köyüdür. Burada ilk dikkatimi çeken bina duvarlarının şekilleri idi. Üzerleri geometrik şekilleri  bu köye ayrı bir hava vermiştir. Bu şekiller kazıma yöntemi ile yapılıyor. Bu yönteme ksista deniyor. Bu süsleme uygulamasında binalar önce bir kaplama ile kaplanıyor sonra siyah kum geçiriliyor ve son olarak da daha yumuşakken ustalar geometrik şekiller veriyorlar. Daire –üçgen-kare gibi.  

Köy meydanı çok güzel ve ferahtır. Bir kilise vardır. Orada köy kahvesini yaşlı bir amca işletir sakız 5 euro karşılığı dolu dolu verir. Ve bu amcanın kahvesinin yanında mutlaka sakız gazozu içmelisiniz. Her zaman çok soğuktur. Ayrıca köyün meydanında küçük kamyonetinin arkasında bal satan bir amca vardır. Eğer ona denk gelirseniz muhakkak balından almalısınız. Çok lezzetlidir. Fiyatı da çok uygundur. Kilisenin yanında durmaktadır. Ayrıca bu köyde yaşadığı söylenen Kristof Colomb’un evi vardır.

Anavatos köyü, Kardamıya köyü, Volissos köyü, Olympi köyü, Kallismasia köyü araba kiralayarak bu köyleri de keşfedebilirsiniz. Toplam 64 köy vardır adada.

Korais müzesi, denizcilik müzesi, tıp müzesi, Bizans müzesi, arkeoloji müzesi buraları da görmenizi tavsiye ederim. Yeni kurulan sakız müzesine turlarda gidebilme şansınız var.

Sakız adası gerçekten de büyük bir ada. Yerleşim yerleri daha doğrusu merkez Chios şehri dışındakı yerler biraz dağınık durumda . Yollar çok virajlı olduğu için biraz dikkatli gitmekte fayda var. Zaten yollarda adım başı görülen küçük anıtlar bunu sağlıyor. Çünkü bu küçük kiliseye benzeyen anıtlar bu yollarda kaza yapmış ve ölmüş kişiler için o noktalara dikiliyor. İster istemez de insan daha dikkat etmek zorunda hissediyor.

Damla sakızı, 10. yüzyıldan itibaren adayı ziyaret eden Avrupalı gezginler sayesinde dünyaca meşhur olmuştur. Sakız damlasının kullanımı 14. yüzyılda adayı işgal eden Cenevizliler tarafından başlamıştır. 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetine geçen adada, sakız üreticilerine ve bunu üreten köylere büyük imtiyazlar verilmiştir. Osmanlılar, sakız satışını tekellerinde tutarak adaya ekonomik ve kültürel açıdan büyük katkı sağlamışlardır. Sakız Adası, Osmanlı İmparatorluğu’ndan bağımsızlığını kazanmasının ardından damla sakızı ticareti çok az sayıda bulunan “tüccarların” eline geçmiştir. Bu tüccarlar üreticilerden çok düşük fiyatlara aldıkları damla sakızını büyük kâr sağlayarak, dış tüccarlara yıllar boyunca satmışlardır. Bunun engellenmesi için Yunanistan Devleti tarafından 1983 yılında “Enosi Mastihoparagogon” yani “Damla Sakızı Üreticileri Birliği” kurulmuştur.

Sakız ağaçlarının altındaki toprak düzleştirildikten sonra altına killi, beyaz bir toprak dökülüyor. Bu işlemlerden sonra ağaçlara "nakışlama" yapılıyor. Yani ağacın gövdesine ve kalın dallara çentikler atılarak ağacın reçinesinin, yani sakızın çıkması sağlanıyor. Bu çiziklerin atılmasından 15-20 gün sonra reçineler killi toprağa düşüp donuyor ve toplanıp serin yerlerde tahta kutular içinde biraz donmaları bekleniyor. Elenen sakızlar yıkanıp kurutulduktan sonra daha detaylı temizleme işlemleri için Sakız birliğinin fabrikalarına teslim ediliyor.  Geçen senelerde  çıkan yangın sonucu adanın büyük bir kısmı dolayısıyla da sakız ağaçlarının büyük bölümü yanmış. Gerçekten çok üzücü bir manzaraydı...

 

Sakız dediğimde muhteşem koylardan bahsetmeden geçemem . Karfas, Komi, Didymes,  Nagos Agia Fotia, Giosonas, Ormos lo, Mavra Volia , Agia Dynami ..

 

Sakız merkezinde bulunan çarşı ki ben oraya mikro kemeraltı diyorum alışveriş için size çok seçenek sunar. Şöyle bir durumu vardır cumartesi öğlen saat 14.00’de her yer kapanır bilginiz olsun bazı dükkanlar saat 15.00’e kadar marketler ise 16.00’da kesin kapanır. Pazar günü her yer kapalıdır. Tüm alışverişinizi cumartesi yapmanız gerek. Sakız adasında peynirci Mario’dan Delfinya restoran Yannis’ten ve tabii ki benim kardeşliğim olan Stavro Tjvarı taverna sahibi onlardan bahsetmeden asla geçmem. Stavro’nun yeri Tjvari tavernada eğlencenin ve misafirperverliğin dibini görürsünüz sizi memnun etmek için ellerinden geleni yaparlar. Onların tavernasının dibinde pizza palas vardır. Ayak paça çorbası orada içilir. Ve pizzanın en güzeli orada olur.

 

Kombos bölgesi muhteşem bir bölgedir. Havaalanının arkasında bir köydür. Sakız adasının zenginlerin oturduğu bölgedir. Bahçeli kocaman evlerin ve narenciye ağaçlarının bulunduğu bölgedir. Oranın en eski ve tanınmış bir ailesi citrus un sahiplerinin yeri kesinlikle görülmesi geren bir yerdir. İçinde evin sahiplerinin kurmuş olduğu bir müzesi ve reçel imalathanesi ve narenciye ağaçlarının bulunduğu kocaman bahçesi muhteşemdir. Orada kesinlikle bir kahve molası vermelisiniz. Ve reçellerinden almalısınız. Reçel oradan alınır. Adamlar esmer şekerle  marmelad yapıyorlar . Mandalina, turunç, limon, kiraz, karpuz, şeftali, vişne ve çeşitli marmeladlar ..

 

Bu havalımanın üstünde iki tane çok güzel taverna vardır. Birisi türkler tarafından tanınmış diğeri ise türklerin pek bilmedikleri bir yerdir. Gurme bir babanın ve oğlunun tavernasıdır. Aile yeridir. Ve rezervasyonsuz asla gidemeyeceğiniz bir yerdir. Birde araçla bulmak bana hep zor gelmiştir taksi ile gideriz hep. Makarnasını bile kendileri yapmakta, tavukları kendileri beslemekte o derece yemek olayına düşkün kimselerdir. Gerorgio  Gerorgeonun yeri de denir.  

 

Adanın güneyi ilk göreceğiniz 3 tane yan yana dizilmiş değirmenler . Ve dibindeki restoran en güzel taverna enfes tatlar şiddetle öneririm.

 

Laga’da köyü mavi-beyaz şirin evleri ile klasik bir sahil kasabasıdır. Sahilde pek çok balık restorantı bulunur. Salaş restorantlar.

 

Adanın kuzeyi çoraktır. 

 

Adanın kuzeyinde Aurious şarap evi  vardır. Burası birkaç sakızlı işadamının zevkle kurduğu bir şarap fabrikası ve mahzenleridir. Buraya tur yapıyoruz. Çok da güzel şaraplar tatma şansınız var. Ancak yol çok virajlı ve en az 2 saat sürdüğü için herkes gelemiyor, ama muhteşem manzara ve Mariana’nın enfes yemekleri ve şarap tadımı çok keyifli. Satış da yapıyorlar. Ben bu şarapları Amerika seyahatimde New york’da marketlerin raflarında gördüm desem ..

 

Ayrıca kuzeyde de çok şirin pansiyonlar ve huzur veren koylar bulunmaktadır.

 

Sakız adasından Atina’ya geçmek de çok kolaydır. Günde yaklaşık Atina’ya 2 uçak seferi vardır. Ya da her gece saat 22.00’de gemi ile Atina’ya gidebilirsiniz. İkisinin de ücreti hemen hemen aynıdır. Uçak 25 dakika Atina Havaalanına,  gemi ile de 6 saatte Pire limanına varır.

Ayrıca haftanın bazı günleri Midilli adasına geçebilirsiniz.

 

Aslında Sakız Adası için anlatacak o kadar çok şey var ki hemen ilk etap da bunlar aklıma düştü. Muhakkak Sakızı keşfedin burnumuzun dibindeki adada yaşamı ve insanları görün derim..